0262                       

321 02 77

HASTA BİLGİLERİNİN GÖNDERİLMESİ İLE İLGİLİ BAKANLIK BİLGİLENDİRİLMESİ HAKKINDA
Tarih:
15-08-2017
Bu Haber:
244 kez okundu

Sağlık Bakanlığı tarafından gönderilen bir bilgilendirme yazısı bir kısım illerde Sağlık Müdürlükleri tarafından sağlık kuruluşlarına yazı gönderilerek; ülkemizde sağlık hizmetlerinden yararlanmak için sağlık kuruluşlarına başvuran kişilerden elde edilen bilgilerin bütün sağlık kuruluşları tarafından Ulusal Sağlık Sistemine gönderilmesinin önemi ve gerekliliğinin duyurulması istenmiş; İl Sağlık Müdürlükleri de bu genel yazı ile eki genelgeyi dişhekimlerine ve sağlık kuruluşlarına bu amaçla göndermişlerdir.

Sağlık kuruluşlarının hasta sim niteliğinde olan bu bilgileri Bakanlığa göndermelerine ilişkin zorunluluğun temeli olarak, 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun 3/f maddesi ile 663 sayılı KHK'nın 47. maddesinin 6698 sayılı Kanun ile değişik hali ve Kişisel Sağlık Verilerinin İşlenmesi ve Mahremiyetinin Sağlanması Hakkında Yönetmelik gösterilmektedir.

Kişisel Verilerin Korunması Kanununun yürürlüğe girmesinden hemen sonra, Sağlık Bakanlığı tarafından yayımlanan 2016/6 sayılı Genelge ile hasta verilerinin Bakanlığa gönderilmesi istenmişti.

Hasta bilgilerinin merkezi bir dijital sistemde Sağlık Bakanlığı tarafından toplanması amacıyla çıkartılan KHK, kanun ve genelgelerin tamamının hukuka aykırı bulunarak iptal edilmiş; e-Nabız sistemiyle ilgili temel Genelge'nin yürütmesinin de Danıştay 15. Daire'nin 24.11.2015 tarih ve 2015/2900 E. sayılı kararıyla durdurulmuş, bu Karara karşı Bakanlığın itirazının da Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu tarafından reddedilmiş olması karşısında; 2016/6 sayılı Genelge ile hasta verilerinin toplanamayacağı açıktır.

Diğer yandan, 20.10.2016 tarihinde, Kişisel Sağlık Verilerinin İşlenmesi ve Mahremiyetinin Sağlanması Hakkında Yönetmelik, Sağlık Bakanlığı tarafından yürürlüğe konulmuştur. Ancak anılan Yönetmelik, hasta ile ilgili bütün bilgilerin hiçbir anonimleştirme yapılmadan Sağlık Bakanlığına gönderilmesi için uygun ve yeterli dayanak oluşturmamaktadır. Bu bakımdan söz konusu Yönetmeliğin iptali için Türk Dişhekimleri Birliği tarafından yürütmenin durdurulması ve iptal istemiyle dava açılmıştır.

Ayrıca, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu 7 Nisan 2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu Yasa ile yapılan değişikliğin, Bakanlığın bir yazısı olan, 2016/6 sayılı Genelgeyle, 1 Ocak 2015 tarihine kadar geriye çekilerek geçmişe dönük uygulama oluşturulamaz.

Kaldı ki, bütün bunların ötesinde, kişilerin temel hak ve özgürlüklerini korumak ve kişisel verileri işleyen gerçek ve tüzel kişilerin yükümlülükleri ile uyacakları usul ve esasları düzenlemek amacıyla çıkartılmış olan 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'nda, sağlık ve cinsel hayata ilişkin kişisel verilerin, kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbî teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amacıyla, sn saklama yükümlülüğü altında bulunan kişiler veya yetkili kurum ve kuruluşlar tarafından ilgilinin açık rızası aranmaksızın işlenebileceği düzenlenmekle birlikte; bu verilerin işlenmesinde, ayrıca Kurul tarafından belirlenen yeterli önlemlerin alınmasının şart olduğu da emredici biçimde belirtilmiştir. Yasa'da bahsi geçen Kurul henüz faaliyete geçememiş, dolayısıyla anılan Kural tarafından alınması gereken önlemler de belirlenmemiştir.

 

Özetle ifade etmek gerekirse; Kişisel Verilerin Korunması Hakkında Kanun, Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu ve Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin kişisel sağlık verileriyle ilgili hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; kişilerin sağlıkla ilgili bilgilerinin, Yasa'da belirtilen amaçlar uyarınca, kişinin izni olmaksızın Sağlık Bakanlığı tarafından toplanıp işlenebilmesi için öncelikle Kişisel Verileri Koruma Kurulu'nun bu verilerin güvenliği için yeterli önlemleri tanımlamış olması, Sağlık Bakanlığı'nm da bu konudaki yönetmelikte kişisel sağlık verilerinin işlenmesi ve güvenliği ile ilgili ayrıntıları belirlemesi gereklidir.

Bütün bu düzenlemelerde gözetilecek temel çerçeve ise, toplanacak kişisel verilerin, veri toplanmasına ilişkin amacı gerçekleştirmeye yetecek sınırlılıkta olmasıdır. Bir başka anlatımla, kişisel verilerle ilgili ulusal ve uluslararası düzenlemelerle belirlenmiş olan ölçülülük ilkesi uyarınca, toplanacak kişisel verilerin amacın haklı kıldığı sınırı aşmaması gereklidir.

Sağlık Bakanlığının talebiyle İl Sağlık Müdürlüğü tarafından sağlık kuruluşlarına gönderilen yazıda, paylaşılması istenen kişisel verilerle ilgili hiçbir sınır tanımlanmamış, hastadan elde edilen bütün bilgilerin Bakanlığa gönderilmesinin istenmiş olması kabul edilemez.

Bütün bu işlemler için hastanın rızasının da aranmadığı düşünüldüğünde, ortaya çıkabilecek vahim tablo hukuka aykırı olduğu gibi hastaların kayıtlı sağlık hizmetlerine erişimden kaçınmalarına da sebep olabilecektir.

Sonuç olarak, hastaların sağlık verilerinin sınırsız biçimde Bakanlığa gönderilmesi talebi; sağlık hizmetlerinin niteliğini geliştirmekle ilgisiz, kişilerin kayıtlı sağlık hizmetine erişmekten kaçınmasına sebep olabilecek nitelikte, ölçüsüz ve demokratik hukuk devletinin gereklerine aykırıdır. Hukuka aykırı olan bu taleple ilgili olarak hastaların bilgilendirilmesi ve bilgilerinin paylaşılmasına rıza göstermeyenlerin bilgilerinin meslek etiği kurallarına uygun olarak sır kapsamında korunması uygun bir yaklaşım olacaktır.

Türk Dişhekimleri Birliği 

 

 

İLETİŞİM

  • 0262 321 02 77
  • kdo41@hotmail.com
  • 0553 246 46 67

  • Ömerağa Mah Alemdar Cad. Şen İş Merkezi Kat:3 117
    izmit / Kocaeli
elidho.org.tr © 2012 - Tüm Hakkı Saklıdır.
Tasarım HELP BİLİSİM